Son haftada emtia piyasalarında, merkez bankalarının faiz kararları, ABD ile İran arasındaki gelişmeler ve Hürmüz Boğazı’na yönelik arz endişeleri belirleyici oldu. Yatırımcılar, gelecek hafta açıklanacak tarım dışı istihdam verisine odaklanmış durumda.
Piyasalarda, jeopolitik gelişmeler, enerji arzına dair belirsizlikler ve merkez bankalarının para politikası kararları fiyatlamalar üzerinde etkili oldu.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’la müzakereleri askıya alma açıklamasına rağmen, Tahran’ın uzlaşmacı bir teklif sunduğuna dair haberler dalgalı bir piyasa görünümüne yol açtı.
Büyük merkez bankalarının faiz kararları ve başkanlarının yönlendirmeleri, emtia piyasalarında risk algısını etkileyen başlıca faktörler arasında yer aldı.
ABD’nin İran limanlarına yönelik uzun süreli abluka hazırlıkları ve Hürmüz Boğazı’ndan enerji geçişlerine dair endişeler, Brent petrol fiyatlarını yukarı yönlü baskıladı.
Petrol fiyatlarının yüksek seyri, enflasyonist baskıların artabileceği konusunda endişeleri artırırken, bu durum diğer emtia gruplarında da oynaklığı artırdı.
Trump, İran ile görüşmelerin devam ettiğini ancak Tahran’ın son teklifinden memnun olmadığını ifade etti. Bu açıklama, İran’ın ABD ile müzakerelerde aracılık yapan Pakistan’a yeni bir teklif sunduğu yönündeki haberlerin ardından geldi.
Ayrıca, Trump yönetiminin ABD Kongresi’ne gönderdiği mektupta, bölgede ABD Silahlı Kuvvetleri’nin varlığına rağmen İran ile savaşın “sona erdiğini” belirtmesi, jeopolitik risk algısında kısmi bir rahatlama sağladı. Bununla birlikte, Hürmüz Boğazı’ndan enerji geçişlerine yönelik belirsizlikler, enerji fiyatlarında yukarı yönlü riskleri korumaya devam etti.
ENFLASYON RİSKLERİ MERKEZ BANKALARINDAN TEMKİNLİ DURUŞ GETİRDİ
Hafta boyunca enflasyon risklerinin gündemde kalması, özellikle ABD Merkez Bankası (Fed), Avrupa Merkez Bankası (ECB), İngiltere Merkez Bankası (BoE) ve Japonya Merkez Bankası (BoJ) gibi büyük merkez bankalarının politika faizlerini sabit tutmasına neden oldu.
Merkez bankası başkanlarının temkinli tonları, Fed Başkanı Jerome Powell’ın güvercin tondan uzak mesajlarıyla birlikte para politikasında ilave sıkılaşma ihtimalini yeniden gündeme taşıdı.
Fed’in faiz kararının 8’e karşı 4 oyla alınması, komite içindeki görüş ayrılıklarını belirginleştirdi.
Makroekonomik veriler, ABD ekonomisinin yılın ilk çeyreğinde beklentilerin altında büyümesini gösterirken, bu durum küresel talep görünümüne dair soru işaretlerini artırdı. Ancak büyümenin ivme kazanma eğiliminde kalması, resesyon endişelerini sınırlı tuttu.
Tahvil piyasalarında artan satış baskısı ile ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi haftalık bazda yaklaşık 10 baz puan yükselerek yüzde 4,3970 seviyesine ulaştı. Dolar endeksi ise haftalık bazda yüzde 0,4 değer kaybederek 98,2 seviyesinden kapandı.
Öte yandan, yatırımcılar gelecek hafta açıklanacak tarım dışı istihdam verilerine dikkat kesildi.
DEĞERLİ METALLER PALADYUM HARİÇ NEGATİF GİDİŞAT GÖSTERDİ
Değerli metaller, tamamlanan haftada paladyum hariç olumsuz bir seyir izledi. Jeopolitik risklerin güvenli liman talebini desteklemesine rağmen, petrol fiyatlarındaki artışın enflasyon beklentilerini artırması ve tahvil faizlerindeki yükseliş, fiyatlamalar üzerinde baskı oluşturdu.
Haftanın sonuna doğru İran’ın müzakereler için yeni bir teklif sunduğu yönündeki haberler, petrol fiyatlarında kısmi bir gevşemeye ve değerli metallerde kayıpların sınırlanmasına neden oldu; ancak haftalık bazdaki olumsuz görünüm değişmedi.
Analistler, değerli metallerde jeopolitik risklerin fiyatları desteklemeye devam ettiğini ancak Fed’in faiz patikasına dair belirsizlikler ve tahvil faizlerindeki yükselişin fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti.
Bu gelişmelerle birlikte değerli metallerde ons bazında fiyatlar paladyumda yüzde 1,9 artarken, altında yüzde 2, platinde yüzde 1,4 ve gümüşte yüzde 0,4 geriledi.
BAZ METALLERDE KARMAŞIK SEYİR DEVAM ETTİ
Baz metallerde karışık bir seyir izlendi. Çin’den gelen imalat sanayi verileri talep görünümüne sınırlı destek sağlamasına rağmen, küresel büyüme belirsizlikleri, yüksek enerji maliyetleri ve faizlerin uzun süre yüksek kalabileceği yönündeki beklentiler fiyatlamalar üzerinde etkili oldu.
Çin’de nisan ayı imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi’nin (PMI) 50,3 ile genişleme bölgesinde kalması, baz metaller için talep görünümünü desteklerken, hizmet sektörü PMI’nın 49,4’e gerileyerek daralma bölgesine inmesi dikkat çekti.
Bakır fiyatları, enerji dönüşümü ve altyapı yatırımlarına yönelik uzun vadeli talep beklentileri ile desteklenirken, kısa vadede yüksek faiz ortamı ve küresel sanayi üretimine dair endişeler satış baskısını artırdı.
Analistler, temiz enerji ve yapay zeka için elektrik şebekesi yatırımlarının bakır ve alüminyum talebini destekleyebileceğini, ancak kısa vadeli fiyatlamalarda küresel büyüme beklentileri, enerji maliyetleri ve faiz görünümünün belirleyici olacağını ifade etti.
Baz metallerde tezgah üstü piyasada bu hafta libre bazında fiyatlar nikelde yüzde 1,2 artarken, kurşun yatay seyretti. Aynı dönemde alüminyum yüzde 1,8, bakır yüzde 1,9 ve çinko yüzde 3,8 değer kaybetti.
BRENT PETROL HAFTAYI DEĞER KAZANARAK TAMAMLADI
Brent petrol, tamamlanan haftada pozitif bir seyir izledi. Hürmüz Boğazı’na yönelik arz endişeleri, ABD-İran müzakerelerindeki belirsizlikler ve ABD stok verileri fiyatlamalar üzerinde etkili oldu.
ABD-İran müzakerelerinde sonuç alınamaması, Orta Doğu arzında uzun süreli kesinti endişelerini artırdı. ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) verilerine göre, ülkede ticari ham petrol stokları 24 Nisan ile biten haftada 6,2 milyon varil azalarak 459,5 milyon varile geriledi.
Petrol fiyatlamalarında OPEC ve OPEC+ cephesinden gelen haber akışı da yatırımcılar tarafından takip edilmeye devam etti. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), 1 Mayıs itibarıyla OPEC ve OPEC+ üyeliklerinden ayrılma kararı aldığını duyurdu.
Analistler, bu ayrılığın grubun piyasa üzerindeki yönlendirme gücüne dair soru işaretlerini artırdığını belirtirken, OPEC+’ın buna rağmen üretim hedeflerinde sınırlı bir artışa gitmeye hazırlandığını bildirdi.
İngiltere merkezli Barclays, Hürmüz Boğazı’ndaki kesintilerin uzamasını gerekçe göstererek, 2026 yılı için Brent petrol fiyat tahminini varil başına 85 dolardan 100 dolara yüksel


