🎧 Radyo Daldal Hemen Dinle 🎶
  1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Türkiye Savunma Sanayi: Ekonomide Yeni Fırsatlar

Türkiye Savunma Sanayi: Ekonomide Yeni Fırsatlar

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Son yıllarda savunma sanayiinde kaydedilen gelişmeler dikkat çekici bir ivme yaratmış durumda. Savunma sanayi, yenilikçi ve rekabetçi bir ekonomi için büyük fırsatlar sunuyor. Enflasyon sorununu çözdüğümüzde ekonomimizin daha sağlam ve güçlü bir yapıya kavuşacağına inanılıyor.

İnsanoğlunun medeniyet ve modernleşme iddiaları, çatışma ve savaş olgularının dünya üzerindeki varlığını değiştirmiyor. Son dönemde yaşanan jeopolitik krizler, bu gerçeği bir kez daha gözler önüne serdi. Kendi savunma teknolojilerimizi geliştirmek, ulusal güvenlik açısından kritik bir öneme sahip. Bunun yanı sıra, savunma sanayi sivil ekonomiye de katkı sağlayacak yenilikçi fırsatları içinde barındırıyor. Askeri alanda geliştirilmiş pek çok teknoloji, zamanla sivil hayata entegre edilerek ekonomik büyümeye katkıda bulundu. Mikroişlemciler, GPS, internet, uydu teknolojileri, jet motorları ve nükleer enerji bu dönüşümün en belirgin örnekleri arasında yer alıyor. Türkiye, son yıllarda savunma sanayinde önemli bir atılım gerçekleştirdi.

Savunma ve Havacılık Sanayii İmalatçılar Derneği’nin verilerine göre, 2003-2023 yılları arasında sektördeki şirketlerin dolar bazındaki cirosu 15 kat artarken, Ar-Ge yatırımları 45 kat, çalışan sayısı ise 10 kat yükselmiştir. 2002 yılında sadece 248 milyon dolar seviyesinde olan savunma ve havacılık ihracatı, 2025 yılı itibarıyla 10 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI) verilerine göre, Türkiye’nin küresel silah ihracatındaki payı, 2015-2019 dönemindeki yüzde 0.7’lik orandan sonraki beş yıllık süreçte yüzde 1.7’ye yükselmiştir. Böylece Türkiye, dünyanın en büyük 11. silah ihracatçısı konumuna gelmiştir.

OYUN DEĞİŞTİREN ADIMLAR
Türk savunma sanayi ürünleri, sahada etkinliğini göstermeyi başardı. Barış Pınarı ve Fırat Kalkanı gibi sınır ötesi operasyonların yanı sıra Karabağ, Libya ve Ukrayna gibi çatışma bölgelerinde Türk savunma sanayi teknolojileri “oyun değiştirici” roller üstlendi.

Bu hafta düzenlenen SAHA EXPO Fuarı, savunma sanayiindeki gelişmeleri bir kez daha gözler önüne serdi. Ancak içeride bazı kesimler bu ilerlemeyi kabullenmekte zorlanıyor. Gelişmeleri alaycı bir tavırla küçümsemeye devam etseler de dünya bu ilerlemeyi takdir ediyor. Uzun yıllar boyunca Türkiye ile teknoloji kelimesini aynı cümlede kullanmakta zorlanıyorduk. Bugün ise genç nesiller, geleceğin daha ileri teknolojilerini üretme hayalini kuruyor. Elbette hâlâ kat etmemiz gereken uzun bir yol var. Milli muharip uçağımız KAAN’ın motoru ve hava savunma sistemi Çelik Kubbe gibi kritik alanlarda daha fazla kaynak ve emek harcamalıyız.

SAVUNMADA YAPILAN TARIMDA DA YAPILIR
SAVUNMA sanayii, kamu kurumları arasında sağlam bir koordinasyon ve sanayi-üniversite iş birlikleri sağlandığında, reel sektörle kamu stratejik aklının birleşmesiyle önemli ekonomik başarılar elde edilebileceğini göstermektedir. Türkiye, savunma sanayiinde kayda değer işler yaparken, diğer yandan çift haneli enflasyonla mücadele etmekte zorunda kalması oldukça üzücüdür. Enflasyon sorununu çözdüğümüzde Türkiye’nin ekonomisi daha dirençli ve güçlü bir yapıya kavuşacaktır. Düşük enflasyonun sağlayacağı güven ve öngörülebilirlik, Türkiye’nin yalnızca savunma sanayiinde değil, diğer potansiyel sektörlerinde de teknolojik gelişim kaydetmesine olanak tanıyacaktır.

Bu hafta açıklanan verilere göre, nisan ayında enflasyon oranı aylık bazda yüzde 4,18 olarak kaydedildi. Savaş, dezenflasyon sürecine olumsuz etki yaptı. Fiyatları en çok artan ürünler ve hizmetler incelendiğinde, savaşın etkileri net bir şekilde görülebiliyor. Ancak, savaş gibi dış şoklardan bağımsız olarak enflasyonu yapısal olarak düşürmemiz gereken alanlar açıkça ortada. Gıda enflasyonu bu alanların başında gelmektedir.
TÜİK’in verilerine dayanan resmi açıklamalara göre, geçtiğimiz yıl kırmızı et üretimi yüzde 10.5, çiğ süt üretimi yüzde 4.9, tahıl üretimi yüzde 9, sebze üretimi yüzde 0.9 ve tavuk yumurtası üretimi yüzde 6 oranında azalma göstermiştir. Bu düşüşler yalnızca geçici bir durum olarak değerlendirilemez. Son yıllarda tarım ve hayvancılıkta üretim değerleri olumsuz bir seyir izlemektedir. Gıda enflasyonunu düşürdüğümüzde vatandaş, genel

Türkiye Savunma Sanayi: Ekonomide Yeni Fırsatlar
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.