🎧 Radyo Daldal Hemen Dinle 🎶
  1. Haberler
  2. Gündem
  3. Neden kesin hava tahmini yapılamıyor? Kar için şifre: 5160! ‘Yükseliş başladı döngünün içindeyiz’

Neden kesin hava tahmini yapılamıyor? Kar için şifre: 5160! ‘Yükseliş başladı döngünün içindeyiz’

Kar yağacak mı yağmayacak mı? İstanbul ne zaman beyaza bürünecek? İşte bu soruların cevapları hava tahmin raporlarındaki minik bir detayla ilgili: 5160! Bu rakamlar İstanbul için karın kesin yağması için gerekli şartların oluştuğunu gösteriyor. Her noktada farklı olan bu şifre İstanbul için 5160’ı işaret ediyor. Ancak bu sayıya ulaşmak, meteoroloji mühendisleri için bazen hiç de kolay olmuyor. Kritik 9 derecelik aralık, yağışın kar mı yağmur mu olacağını belirleyen parametreleri saklıyor. Peki ama nasıl? Meteoroloji Mühendisi Adil Tek anlattı.

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – 2026’da neden hâlâ kesin bir hava tahmin raporu alamadığınızı merak edenlerden misiniz? Bu sorunun inanması güç olsa da pek de kolay bir yanıtı yok. Sayısız parametre size ‘yarın havanın nasıl olacağı’ hakkında bilgi vermek için bir araya getirilirken, yağışın türü de bu noktada hassas değerlere takılıyor. Yağış var ya da yok demek, bunun yağmur ya da kar olduğu söylemekten çok daha kolay. Öyle ki pek çok tahmin sitesi, kar uyarısı yaparken bazen sadece yağmur yağıyor. Yapılan bir araştırmaya göre gökyüzünden ne düştüğünü belirlemek için lazerler, uydular ve hatta ses dalgalarındansa, en iyi araç hâlâ insan gözü olabilir. Peki ama ne yağdığını gördükten sonra tahminlerin ne anlamı kalıyor ki? Vermont Üniversitesi Su Kaynakları Enstitüsü Araştırma Direktörü Keith Jennings, “Gerçekten basit bir problem olmalı, ‘yağmur mu yağıyor, yoksa kar mı’ sorusu, sıcaklığın neyin yağacağını belirlememesinden kaynaklanıyor. Yaklaşık dokuz derecelik bir aralıkta, yağış, üst atmosferde neyle karşılaştığına bağlı olarak yağmur veya kar olabilir. Çünkü ihtimaller her iki yağış türü için de eşitleniyor” diyor. Jennings’in bahsettiği bu sıcaklık aralığı yeryüzünün 0 seviyesinde -3 ila 5 derecelerini işaret ediyor. Bu aralıkta yağmur ve kar arasında çiselemeden yoğun kar yağışına kadar 9 farklı yağış türü olduğu tespit edildi. Bilim insanları bu noktada her ne kadar bilimsel veriler kullanılıyor olsa da insan yorumu ve bakış açısının rolünün vazgeçilemez olduğunu açıkladı. Peki en doğru tahminler nasıl yapılıyor ve İstanbul için karın şifresi ne? İstanbul’a kar ne zaman yağacak? Tüm merak edilen soruları Meteoroloji Mühendisi Adil Tek, ‘5160’ detayıyla Milliyet.com.tr’ye anlattı.

NEDEN HÂLÂ KESİN HAVA TAHMİNLERİ YAPILAMIYOR?

ABD’deki Storm Peak Laboratuvarı’da kış aylarında alışılmadık bir sistem çalışıyor. Bilim insanları, bölgedeki dağın farklı bölgelerine, farklı frekanslarda 30’dan fazla radar ve örnekleme cihazı yerleştirerek basit bir sorunun cevabını arıyor. Gökyüzünden tam olarak ne düşüyor, kar mı, yağmur mu? Kar tanelerinin boyutları ve şekilleri nasıl? Bu yağış ne zaman gerçekten yağmur sayılır? İnsanlar pencereden dışarı bakarak kar yağışını çok hızlı tespit edebilirken, gelişmiş araçlarla bile teknolojinin aynı şeyi yapması neredeyse imkânsız. Vermont Üniversitesi Su Kaynakları Enstitüsü araştırma direktörü Keith Jennings, belirli bir sıcaklık aralığında 9 farklı yağış türünün görüldüğünü açıklıyordu. Bu yağış türleri arasında ilki çiseleme yani hafif ve sürekli yağmurdu. Daha sonra sırasıyla şiddetli yağmur (çok sayıda küçük damlacıktan oluşan yoğun yağış), hafif yağmurdan karla karışık yağmura geçiş (yoğun buz taneleriyle hafif sulu kar), şiddetli yağmurdan karla karışık yağmura geçiş (yoğun buz taneleriyle şiddetli sulu kar), hafif karışık faz (az miktarda sulu, kısmen donmuş parçacıklar), ağır karışık faz (yüksek miktarda sulu, kısmen donmuş parçacık) yoğun kar yağışından karışık yağışa geçiş (iri kar taneleri ve agrega parçacıkları), hafif kar yağışı (hafif, kabarık kar yağışı) ve yoğun kar yağışı geliyor. Tam da bu noktada hava durumunu tespit etmekte insanlar hâlâ en üstün konuma geçiyor. Çünkü yüksek teknoloji bu yağışları ayırt edemiyor. Sıcaklık 0 ila 7 derece arasında olduğunda, bilgisayar modellerinin gökyüzünden ne yağdığını anlaması zorlaşıyor. Bazen ‘karla karışık yağmur’ olarak bilinen bu yağış türü, yağmur ve kar arasında herhangi başka bir şey de olabiliyor.

5 yıl önce Jennings ve meslektaşları, ‘Dağ Yağmuru veya Karı’ adlı bir proje başlattı. İnsanlar tarafından gönderilen raporların modelleri geliştirmesi hedefleniyordu. Bugüne dek, dünyanın dört bir yanından bin 700 gözlemciden yaklaşık 100 bin gözlem kaydedildi. Araştırmacılar, gönüllülerden elde edilen veriler ve geçmiş hava durumu verileriyle 3 yapay zekâ algoritmasını test etti. Sıcaklıklar donma noktasına yakın olduğunda teknolojik araçların geleneksel meteorolojik yöntemlerden çok daha başarısız sonuç verdiği görüldü. Jennings, “Bu projeye başladıktan birkaç yıl sonra bile, yağışın türünü ve düştüğü yeri izlemenin en iyi yolunun insan gözlemciler olduğunu hâlâ, hatta belki de şimdi her zamankinden daha güçlü bir şekilde inanıyoruz. Yapay zekâ çağımızda oldukça heyecan verici ve belki de sezgisel olmayan bir durum. Ancak insanlar hâlâ çok büyük bir rol oynuyor” diyordu. Dağlar, iklim değişikliğinden en çok etkilenen yerler arasında ve bu noktalarda genellikle kar yağmura dönüşüyor. Jennings’e göre bu durum 2 zorluk ortaya çıkarıyor. İlki, bu bölgelerin tarihsel verilerinin yetersiz olması. İkincisi de daha yağışlı bir iklime geçiş yapılarak örtüsünün erime ihtimali. Jennings “Kar yağışının yerini yağmurun alacağı dönemin önümüzdeki 50 ila 100 yıl içinde nasıl bir şekil alacağı gerçekten büyük bir soru işareti” diyor.

CANLILIK ARTTIKÇA KARBONDİOKSİT ARTIYOR! KAR YAĞIŞI TARİHE Mİ KARIŞACAK?

Dünya üzerindeki canlı yaşamı ve bu yaşamın büyük bir hareketi karbondioksit artışına neden olur. Yani her nefes biraz daha karbondioksit demek. Meteoroloji Mühendisi Adil Tek’e göre bu hareket ve karbondioksit artışı, hava tahminleri konusunda da ‘kelebek etkisi’ yaratıyor. Belki tak başına hava durumunu değiştirmek gibi bir yeterliliği olmasa da bardağı taşıracak son damla kelebeğin kanatlarındaysa artık dönüşü olmayan döngü başlamış oluyor. Peki ama nasıl? Meteoroloji Mühendisi Adil Tek’e göre, “Nüfusun az olması, şehrin daha az enerjiye sahip olması demektir. Şehir canlılıktan uzaklaşmaya başlar. Bu da ısı enerjisini azaltacağı için, kar yağışındaki artışı etkileyebilir. Ancak bunun ne oranda olacağını ölçmek çok zordur. Bu nedenle kesin bir oran söylemek doğru olmaz. Tek kelebek dünyanın bir tarafında herhangi bir şeyi değiştirebilir mi? Değiştiremez. Ancak öyle bir şey olur ki, o kadar çırpması, bardağı taşıran son damla olur. Tahmin üretilirken problemlerden bir tanesi de tahmin içerisinde çok gelişmiş modeller olmasıdır. Dünyadaki canlı yaşam ve onun hareketi bu hava tahmin modellerinin içine giremiyor. Giremediği için de belli bir süre sonra modelin ayarı bozulmaya başlıyor. Yer yüzeyinin sıcaklığı da modelin tahmini bozabiliyor.”

İşte tam da burada döngü başlıyordu. Çünkü karbondioksit miktarı arttıkça sıcaklıklar arıyor, sıcaklıklar arttıkça kar yağışı azalıyordu. Ancak bu döngü dünyanın var olduğu ilk yıllardan itibaren sürekli artış azalış göstermiş ve zaman zaman karbondioksit ve sıcaklıkların paralel şekilde artış göstermesine neden olmuştu. Yani ilk kez yaşanmıyordu. Peki ama bu süreçte bizi neler bekliyor? Artık eskisi gibi kar yağmayacak mı? Meteoroloji Mühendisi Adil Tek bunu, “Zeminde tutmuş olan kar daha kuzeye daha çekilmeye başlıyor. Yani kuzeye derken kutuplara doğru bir çekilme söz konusu. Arktik bölgedeki buz genişliğinin ve Grönland’daki buzun daha azalması bu demek. Oralar azalıyorsa diğer bölgelerde de bu azalma vardır. Bu da şu demek, güney bölgelerdeki kar yağışı miktarları ve soğuk günlerin sayısı azalıyor. Sıcak günlerin sayısı artmaya başlıyor. 100 bin yıllık döngüler var. Mesela daha sert bir kış olabilir. Ancak bu sert kış koşulları 5 yılda, 10 yılda bir tekrarlanıyordur. Artık 20 yılda bir tekrarlanır. Yani bu aralık gün geçtikçe uzamaya başlayacak. Şimdi de karbondioksit miltarı artıyor. Bu hiç böyle soğuk görmeyeceğiz anlamına gelmiyor. O göreceğimiz soğukların soğuk dalgalarının sayılarının azalması anlamına geliyor. Sıklıkları azalıyor ama bir tane olur çok olur mesela” diye açıkladı.

İSTANBUL’A KAR GELECEK Mİ? ‘5160’I GÖRÜNCE KAR YAĞIYOR’

Pazar günü öğleden sonrası için başlayan kar uyarısı bazı tahminlerde pazartesi akşamı, bazılarında ise Salı akşamına kadar sürüyordu. Peki bugün İstanbul için gerçekten kar beklenmeli mi? Uzmanların kar uyarısı yapmadan önce bir şeyi kesinleştirmeleri şart. Yağış var mı, yok mu? İşte bu soru, kar yağışı olup olmayacağı hakkındaki ilk yanıtları veriyor. Yağış varsa bunun ne türde olacağına ilişkin basınç, sıcaklık ve kalınlık gibi pek çok parametrenin haritası inceleniyor. Burada İstanbul için önce çıkan şifre, 5160 sayısı oluyor. Çünkü bu sayı, megakent için kar demek! Meteoroloji Mühendisi Adil Tek, yeni haftada İstanbul için tahminlerle ilgili konuşarak sözlerini noktaladı.

“Önce yağış var mı yok mu? Ona bakıyoruz. Sonra diyoruz ki sıcaklık kaç derece? Sıcaklık eğer 5 derecenin üzerindeyse yağışı yağmur diye tahmin ediyoruz. -3 derecenin altındaysa kesinlikle kar diyoruz. Ancak 5 ile -3 derece arasında karar mekanizması zorlaşmaya başlıyor. Bir de tabii ki kalınlık haritaları diye adlandırdığımız haritalarımız var. Atmosferin yukarı seviyelerine doğru gittikçe basınç seviyelerimiz vardır. 850 milibar, 700 milibar, 500 milibar, 200 milibar… Aralarda da başka seviyeler var. Bunlar için hesap yapıyoruz. Bu seviyeler önemli kritik seviyelerdir. Örneğin, 850 milibar seviyesinde hava sıcaklığı -5 derecenin altına düşmeye başladığında bir kar olasılığı belirir. Sıcaklık 5 derece altına düşmeye başladığında kar ihtimali artmaya başlıyor. 1000 milibar ve 500 milibar seviyelerinin yerden yüksekliklerinin farklarından elde edilen kalınlık haritalarına bakarız. Eğer bu kalınlıklar 20 mil var seviyesi ile 5000 milibar seviyesi arasındaki kalınlık, 5 bin 400 metrenin altına düşmeye başlarsa burada soğuk hava kümesi var demektir. Burada yine kar yağışı olasılıkları artıyor. Ancak bizim bölgemizde örneğin İstanbul’da karın kesin hale geldiği zamanlar bu kalınlık haritasının 5 bin 160 metreye düştüğü zamanki durumdadır. 5 bin 160’ın altına düştüğünde bu kesin kardır. 5 bin 160’la 5 bin 400 arası kalınlık haritalarında bu bazen değişebilir ve bu da tahminciyi zor durumda bırakabilir.” – Meteoroloji Mühendisi Adil Tek

Neden kesin hava tahmini yapılamıyor? Kar için şifre: 5160! ‘Yükseliş başladı döngünün içindeyiz’
+ -
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Bizi Takip Edin
KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.