HABER MERKEZİ – Dünya genelindeki çip tüketimi büyük oranda artarken, yapay zeka yatırımlarının ne kadar daha süreceği konusunda hala net bir tablo yok. Kısa süre öncesine kadar hayal bile edilemeyen 1 trilyon dolarlık pazar büyüklüğü, bugün sektör için gerçekçi bir hedef haline gelmiş durumda. Bu da yapay zekanın, yarı iletken dünyasını ne kadar etkilediğini açıkça gösteriyor.
Yarı İletken Endüstrisi Birliği’ne (SIA) göre küresel çip gelirleri 2025 yılında yüzde 25.6 artışla 791.7 milyar dolara ulaştı. Bu büyümenin arkasındaki en büyük itici güç ise teknoloji devlerinin dünya çapında veri merkezlerine yaptığı devasa yapay zeka yatırımları oldu. Talep artışı yalnızca belli bir ürün grubuyla sınırlı kalmadı, sektörün neredeyse tüm tedarik zincirine yayıldı.
YAPAY ZEKA PAZARI BÜYÜTMEYE DEVAM EDİYOR
En büyük büyüme, veri merkezlerine yönelik gelişmiş işlemcilerde yaşandı. Yapay zeka eğitimi ve çıkarım süreçlerinde kullanılan bu çipler, ağırlıklı olarak Nvidia, AMD ve Intel tarafından üretiliyor. Bu üç şirketin 2025’teki toplam geliri 301.9 milyar dolara ulaşırken, yıllık artış oranı yüzde 39.9 oldu. Bu tablo, sektörün klasik genel amaçlı işlemcilerden, yapay zekaya özel hızlandırıcılara doğru kaydığını net şekilde ortaya koyuyor.
Bu işlemciler, modern yapay zeka kümelerinin merkezinde yer alıyor. Yüksek bant genişliğine sahip bellekler ve özel ağ çözümleriyle birlikte kullanılan bu sistemler, büyük ölçekli makine öğrenimi işlemleri için optimize ediliyor. Gelir içindeki paylarının hızla artması da, yapay zekanın sektörde kalıcı bir dönüşüm yarattığını gösteriyor.
Bellek pazarı ise 2025’te ikinci en büyük segment oldu. Yapay zekanın bitmek bilmeyen veri ihtiyacı sayesinde bellek satışları yüzde 34.8 artarak 223,1 milyar dolara yükseldi. Hem artan hacim hem de yükselen fiyatlar bu büyümeyi destekledi. Büyük modellerin sürekli veriyle beslenmesi, DRAM ve benzeri bellek ürünlerine olan talebi zirveye taşıdı. Bu durum, zaten dalgalanmalarıyla bilinen bellek pazarında yeni fiyat baskılarına ve zaman zaman arz sorunlarına yol açtı.

SIA’ya göre talep, küçük tasarım firmalarından özel üreticilere kadar sektörün hemen her köşesine yayılmış durumda. Silikon Vadisi’nde sektör yöneticileriyle yapılan görüşmelerin ardından konuşan SIA Başkanı John Neuffer, piyasadaki ruh halini şöyle özetliyor: “Bir yıl sonra yapay zeka yatırımlarının ne durumda olacağını kimse bilmiyor, ama şu anda siparişlerim tamamen dolu.” Bu sözler, kısa vadeli güvenle uzun vadeli belirsizliğin aynı anda yaşandığını gösteriyor.
Ancak bu iyimser tablonun altında bazı tanıdık riskler de yeniden ortaya çıkıyor. Tedarik zinciri dayanıklılığı hâlâ önemli bir sorun. Son yıllardaki küresel krizler, üretimin ve lojistiğin belirli merkezlere aşırı bağımlı olmasının ne kadar riskli olduğunu göstermişti. Şirketler şimdi yeni fabrikalara, ileri paketleme tesislerine ve test merkezlerine ne kadar yatırım yapmaları gerektiğini dikkatle hesaplamak zorunda.
Sektörün geçmişte yaşadığı “patlama ve çöküş” döngüleri de hâlâ hafızalarda taze. Güçlü dönemlerde yapılan aşırı kapasite yatırımları, talep düştüğünde büyük zararlarla sonuçlanmıştı. Yapay zeka bugün daha kalıcı bir dönüşüm gibi görünse de, bu geçmiş deneyimler karar vericilerin temkinli davranmasına neden oluyor.
Şimdilik veriler, önümüzdeki en az bir yıl için güçlü bir büyüme patikasına işaret ediyor. Yapay zekaya bağlı gelişmiş işlemciler ve bellek ürünleri rekorlar kırmaya devam ederken, siparişler sektör genelinde dolu seyrediyor. Ancak bu ivmenin, yeni bir kapasite fazlası krizine dönüşmeden sürdürülebilmesi, önümüzdeki yılların en kritik sorularından biri olacak.


