İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi, İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi’nin sanık Erzan’a “nitelikli dolandırıcılık” ve “özel belgede sahtecilik” suçlarından verdiği toplam 102 yıl 4 ay hapis cezası kararını inceledi.
Daire, ilk derece mahkemenin hüküm verirken birleşen dosya bilgilerinin dikkate alınmadığını ve bu durumun denetim zorluğuna yol açtığını ifade ederek istinaf itirazlarını haklı buldu.
Yargılama sürecinde bazı usul kurallarının ihlal edildiğini belirten Daire, yerel mahkemeye dosyanın geri gönderilmesine karar verdi.
Daire ayrıca, bazı sanıklar için verilen hapis cezası kararlarını da eksik usuller nedeniyle bozarken, diğer sanıklar hakkında verilen bazı kararları hukuka uygun buldu.
DAVANIN GEÇMİŞİ
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianamede, sanık Seçil Erzan‘ın bir bankanın Levent şubesinde müdür olarak görev yaptığı, müşteki Bülent Çeviker’den kişisel güven ilişkisi çerçevesinde 2 milyon dolar alarak yüksek kar vaadinde bulunduğu belirtilmişti.
İddianamede, müşteki Çeviker’in parayı verdikten sonra Erzan’a ulaşmaya çalıştığı ancak başarılı olamadığı, durumu bankaya bildirdiği ve bankanın araştırma yaparak Erzan hakkında suç duyurusunda bulunduğu ifade edilmiştir.
Sanık Erzan’ın, futbolcular, iş insanları ve çeşitli meslek gruplarındaki müştekilere, yüksek kar getirisi vaadiyle güvenilir bir fon bulunduğunu söyleyerek, kamuoyunda tanınmış isimlerin bu fona dahil olduğunu iddia ettiği, ancak gerçekte böyle bir fonun bulunmadığı iddianamede yer aldı.
Erzan’ın müştekilere sahte belgeler sunduğu ve bu belgeleri bankanın kaşesi ve ıslak imzası ile imzaladığı bilgisi, dolandırıcılık kastıyla hareket ettiği vurgulanarak ifade edilmiştir.
Iddianamede, Erzan’ın “özel belgede sahtecilik” ve “ticari faaliyetler sırasında nitelikli dolandırıcılık” suçlarından 109 yıldan 358 yıla kadar hapsi talep edilmiştir.
Diğer sanıklar Ali Yörük, Kerem Can, Hüseyin Eligül, Nazlı Can, Atilla Yörük ve Asiye Öztürk’ün de benzer suçlardan 3 ile 98 yıl arasında hapisle cezalandırılması istenmiş, ayrıca sanık Rüya Sağır için “nitelikli dolandırıcılık” suçundan 3 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası talep edilmiştir.
İddianamede, Süleyman Aslan ve Mojtaba Haghani’nin “tefecilik” suçundan 2’şer yıldan 6’şar yıla kadar hapis ve 500 günden 5 bin güne kadar adli para cezasına çarptırılmaları istenmiş, Nur Erkasap’ın da nitelikli dolandırıcılık suçundan 9 yıldan 30 yıla kadar hapisle cezalandırılması öngörülmüştü.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan ve bu dava dosyasıyla birleştirilen iddianamede ise Hakan Ateş ve Mehmet Aydoğdu’nun 24 müştekiye karşı “nitelikli dolandırıcılık” suçunu işledikleri iddiasıyla 72’şer yıldan 240’ar yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edilmiştir.
Yargılama sürecinde Candaş Gürol hakkında açılan dava da birleşmiştir.
KARAR
İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi, davayı 1 Aralık 2025’te sonuçlandırarak sanık Seçil Erzan’ı 27 müştekiye karşı “nitelikli dolandırıcılık”, “özel belgede sahtecilik” ve “güveni kötüye kullanma” suçlarından toplam 102 yıl 4 ay hapis cezası ile 753 bin 880 lira adli para cezasına çarptırmıştır.
Mahkeme heyeti, sanık Erzan hakkında “özel belgede sahtecilik” suçundan her bir müşteki için ayrı ayrı ceza istemiyle kamu davası açıldığını hat


