Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Turgut Ilgıt, son yıllarda kanser tedavisinde cerrahi, ışın ve ilaç yöntemlerinin yanında girişimsel radyolojinin öneminin arttığını vurgulayarak, bu bilim dalının tüm hastanelerde tanınması gerektiğini ifade etti.
BÜYÜK CERRAHİYE GEREK YOK
Prof. Dr. Ilgıt, girişimsel radyolojinin tümör tedavisinde kritik bir rol oynadığını belirtti. “Günümüzde birçok hastalığın tedavisinde büyük cerrahilere ihtiyaç kalmadan, girişimsel radyoloji sayesinde hastalar minimal invaziv yöntemlerle tedavi edilebiliyor. Görüntüleme teknolojileri ile hastalığın yayılması veya çeşitli işlemlerin cilt, damar ve organlara müdahale ederek gerçekleştirilmesi sağlanmakta. Bu sayede hastalar, milimetrelik kesilerle yapılan işlemlerle daha kısa sürede normal yaşamlarına dönebilmekte” dedi.

DÜNYADA HIZLA YAYILIYOR
Günümüzde birçok hastalık için geçmişte yalnızca açık cerrahi ile tedavi edilebilen yöntemlerin artık anjiyografi gibi tekniklerle uygulanabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Ilgıt, “Teknolojik gelişmeler bu değişimi hızlandırıyor. Robotik sistemler, yüksek yoğunluklu ultrason teknolojileri ve embolizasyon gibi yöntemler dünya genelinde hızla yaygınlaşıyor. Bu sayede birçok hasta büyük ameliyatlardan kaçınarak etkili tedavilere ulaşabiliyor” şeklinde konuştu.

MİLİMETRİK KESİDEN KANSER TEDAVİSİ
Girişimsel radyolojinin kanser tedavisindeki rolünün giderek önem kazandığını belirten Prof. Dr. Ilgıt, “Karaciğer, böbrek, prostat ve tiroit gibi organlardaki tümörlerin tedavisinde daha sık kullanılmakta ve olumlu sonuçlar ortaya koymaktadır. Bu uygulamalar, bağışıklık sistemini harekete geçirerek tümörle savaşan immünoterapinin yanında önemli bir tedavi seçeneği haline gelmektedir. Özellikle cerrahi müdahale şansı olmayan hastaların yaşam kalitesini artırmada etkili olmaktadır” dedi.
GİRİŞİMSEL RADYOLOJİ ANA BİLİM DALI OLMALI
Birçok üniversitede girişimsel radyolojinin Radyoloji Ana Bilim Dalı içinde yer aldığı ve YÖK tarafından onaylandığına dikkat çeken Prof. Dr. Ilgıt, Sağlık Bakanlığı’nın henüz bu alana resmi onay vermediğini belirtti. “Girişimsel radyolog sayısının artırılması ve bu alanın tüm ülkeye yayılması, Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanmış bir bilim dalı haline gelmesiyle mümkün olacaktır. Şu anki en önemli sorun, girişimsel radyolojinin henüz Sağlık Bakanlığı tarafından bir alt dal veya ana dal olarak tanınmamasıdır” ifadelerini kullandı.


