İnfluenza açısından riskli gruplar aşılanmalı ! Bu açıklama Türk Toraks Derneği Solunum Sistemi Enfeksiyonları Çalışma Grubu Üyesi Uzm.Dr. Esra Temel’e ait.
Kış aylarının gelmesiyle birlikte hastalık sezonu da açıldı. Sağlık Bakanlığı’nın hastalık yayılımını izlemeye yönelik çalışmaları sonuçlarına göre Ekim 2025 – Ocak 2026 sezonunda aile hekimlerine başvuran bin 821 hastanın yaklaşık olarak yüzde 50’sinde viral üst solunum yolu enfeksiyonu etkeni saptanmış ve bunun çoğunu rhinovirüsün oluşturduğu görüldü.
RİSK GRUBUNDAKİLER SGK KAPSAMINDA AŞI OLABİLİR
Türk Toraks Derneği Solunum Sistemi Enfeksiyonları Çalışma Grubu Üyesi Uzm. Dr. Esra Temel influenza açısından riskli grupların, her eylül ile şubat ayı içerisinde, reçete edilen grip aşılarının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılandığını belirtti. Dr. Temel riskli grupları ise şöyle sıraladı:
65 yaş ve üzerindeki kişiler ile yaşlı bakımevi ve huzurevinde kalan kişiler
5 yaş altı çocuklar
6 ay – 18 yaş arasında olup uzun süreli aspirin tedavisi alan çocuk ve gençler
Gebeler
Astım dahil kronik akciğer ve kalp-damar sistemi hastalığı olan erişkin ve çocuklar
Şeker hastalığı dahil herhangi bir kronik metabolik hastalığı, kronik böbrek yetmezliği, kan hastalığı veya bağışıklık sistemi baskılanmış olan erişkin ve çocuklar
Sağlık çalışanları
Toraks derneği“HASTA OLANLAR KALABALIKTA MASKE TAKMALI”
Dr. Esra Temel, “Viral solunum yolu enfeksiyonları kimi bireylerde hafif semptomlarla geçebilirken özellikle ileri yaş, sistemik hastalıkları bulunan ve bağışıklık sistemi baskılanmış hastalarda hastane yatışı gerektirecek düzeyde ağır tablolarla seyredebilmektedir. Ani başlangıçlı öksürük, geçmeyen yüksek ateş, nefes darlığı, hırıltılı solunum, düşük tansiyon gibi durumlarda en yakın sağlık kurumuna başvurulması gerekmektedir. Bireysel korunma yöntemlerinin uygulanmasıyla birlikte risk gruplarında aşılanmanın artması mevsimsel grip ile mücadelede kilit noktalardır. Türk Toraks Derneği olarak halkımızı bu mücadeleye davet ediyoruz” diyerek alınması gereken bireysel önlemleri ise şöyle sıraladı:
Su ve sabun ile eller sık sık yıkanmalıdır.
Bulaşma yollarından olan ağız, burun ve gözlere kirli ellerle temas etmekten kaçınılmalıdır.
Yüzeyler sık sık temizlenmelidir.
Odalar havalandırılmalıdır.
Grip benzeri bir hastalık geçirildiğinde evde istirahat edilmelidir.
Hastayken, hastalığı bulaştırmamak için mümkün olduğunca diğer insanlarla temas sınırlandırılmalı, kalabalık bir ortama girmek zaruri ise maske kullanılmalıdır.
Hasta kişiler ile yakın temastan kaçınılmalı, çatal, kaşık ve havlu gibi ortak malzeme kullanımından sakınılmalıdır.
Aksırma ve öksürme esnasında burun ve ağız kağıt mendille kapatılmalı ve kullanılan kağıt mendil çöp kutusuna atılmalıdır.
PANDEMİ ÜZERİNDEN 5 YIL GEÇTİ ANCAK MİKROPLAR ARAMIZDA DOLAŞIYOR
Türk Toraks Derneği Merkez Yürütme Kurulu üyesi Doç. Dr. Dorina Esendağlı, “Yakın geçmişte mücadele ettiğimiz COVID-19 pandemisinin üzerinden tam 5 yıl geçti. Ancak daha önce de var olan ve halen solunum yolları ve akciğerlerde enfeksiyona yol açabilecek birçok mikrop aramızda dolaşmakta” dedi. Doç. Dr. Esendağlı, risk grubundakiler için aşılamanın önemine de dikkat çekti.
AİLE HEKİMİNE BAŞVURULARIN YÜZDE 80’İNDE VİRÜS SAPTANDI
2026 Ocak ayı ilk iki haftası verilerine göre ise aile hekimine başvuran 336 hastanın yaklaşık yüzde 80’inde etken saptandığını ve en sık İnfluenza A (H3N2) virüsü görüldüğünü belirten Doç. Dr. Esendağlı güncel verileri paylaştı: “Bunu İnfluenza A(H1N1) virüsü, İnfluenza B virüsü, Rhinovirus, coronavirus, Respiratuar Sinsityal Virüs yani RSV, SARS-CoV-2 virüsleri izlemektedir. Hastaların yaklaşık yüzde beşinde H3N2 virüsü ile RSV birlikteliği saptanmıştır. Bu verilerin dışında solunum yolu sürüntü örneği vermeyen hastaların veya bu örneklerin çalışılamadığı küçük merkezlerde de olası vakaların olduğu tahmin edilmektedir.”
OKULA GİDEN ÇOCUKLAR BULAŞI ARTIRIYOR
Doç. Dr. Dorina Esendağlı okul çağı çocuklarında bulaştırıcılığa dikkat çekerek şunları söyledi: “İnfluenza virüsü, en sık öksürme ve hapşırma ile ortama saçılan damlacıklar yoluyla insandan insana bulaşır. Bulaşa maruz kalan el ve diğer nesneler de hastalığın yayılmasında etkili olabilir. Çocuklarda etkenin yayılma hızı erişkinlere göre daha yüksektir. Okul öncesi ve okul çağı çocuklarda yayılma hızının yüksek olması hastalığın toplumda yayılmasında önemli faktörlerden biridir. Hastalığın bulaştırıcı olduğu dönem, belirtilerin başlangıcından önceki 24 saat ve sonraki beş günlük (çocuklarda yedi güne kadar) dönemdir. Bağışıklığı baskılanmış hastalarda bulaştırıcılık süresi normalden daha uzundur” (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)


