Türkiye’de 65 yaş ve üzeri bireylerin oranının yüzde 11’e ulaşması, ülkemizin hızla yaşlanan bir toplum haline geldiğini gösteriyor. Aşılama konusunda önemli başarılar elde eden Türkiye’de, özellikle 65 yaş üstü bireylerin aşılanması hayati bir öneme sahip. Akademik Geriatri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Meltem Gülhan Halil, ’24-30 Nisan Aşı Haftası’ çerçevesinde, bu yaş grubundaki bireylerin belirli aşıları düzenli aralıklarla yaptırmaları gerektiğini vurguladı.
AĞIR SEYREDEBİLİR
Prof. Dr. Halil, “İleri yaşta, ‘kırılgan’ olarak tanımlanan bireylerin bağışıklık sisteminin daha zayıf çalıştığını” belirtti. Çoklu hastalıkları bulunan ve genel sağlık durumu daha hassas olan bu bireylerde, yaşlanma sürecinin etkisiyle diyabet, kalp hastalıkları, KOAH ve kalp yetmezliği gibi kronik hastalıkların da enfeksiyonların daha sık ve ağır seyretmesine neden olduğunu ifade etti.

YAŞLILARDA SIK GÖRÜLÜYOR
TÜİK 2024 verilerine göre, solunum sistemi hastalıklarının ölüm nedenleri arasında üçüncü sırada yer aldığını belirten Prof. Dr. Halil, pnömoninin (zatürre) tek başına yaklaşık 40 bin ölüme yol açtığını dile getirdi. Prof. Dr. Halil, “Viral enfeksiyonlar, zaman zaman bakteriyel enfeksiyonlarla bir araya gelebiliyor ve bu durum yaşlı hastalarda daha sık görülüyor” dedi.

HANGİ AŞILAR YAPILMALI?
Bazı aşıların yılın her döneminde uygulanabileceğini, ancak özellikle solunum yolu viral enfeksiyonları açısından belirli riskli dönemlerin bulunduğunu aktaran Prof. Dr. Halil, aşılama zamanlamasının önemine dikkat çekti. “İleri yaş grubundaki bireylerde grip (influenza), RSV ve zatürre (pnömokok) gibi etkenler ciddi solunum yolu enfeksiyonlarına yol açabilir. Influenza ve RSV enfeksiyonları, özellikle sonbahar aylarından itibaren artmakta ve kış mevsiminde en yüksek seviyeye ulaşmaktadır. Bu dönemler, riskli gruplar için aşılama açısından kritik öneme sahiptir. Bununla birlikte, tetanos, zona ve hepatit gibi bazı aşılar mevsimden bağımsız olarak yılın herhangi bir döneminde uygulanabilir” şeklinde konuştu.

ZATÜRRE HASTANELİK EDİYOR
Bakteriyel enfeksiyonlar açısından en önemli etkenin zatürre (pnömokok) bakterisi olduğunu belirten Prof. Dr. Halil, “Pnömokok, yaşlı bireylerde zatürreye en sık neden olan bakterilerden biridir. Bazı durumlarda enfeksiyon akciğerle sınırlı kalmayıp kana karışarak tüm vücuda yayılabilir. Bu da hastaneye yatış, yoğun bakım ihtiyacı ve solunum desteği gereksinimini artırmaktadır” şeklinde ifade etti.
YILDA EN AZ BİR KEZ GERİATRİ MUAYENESİ
65 yaş sonrası dönemde, yılda en az bir kez geriatri muayenesi yapılmasının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Halil, “Geriatri, yalnızca hastalıkları değil, bireyin genel sağlık durumu ve yaşam kalitesini bütüncül olarak ele alır. 65 yaş sonrasında demans, depresyon, kemik erimesi, idrar kaçırma, yetersiz beslenme ve kas kaybı gibi sağlık sorunlarının görülme sıklığı artmaktadır. Bu sorunlar, yaşlanmanın doğal bir parçası olarak kabul edilebildiği için dile getirilmeyebilir. Bu nedenle, her yaşlı bireyin yılda en az bir kez geriatri değerlendirmesinden geçmesi önerilmektedir” dedi.
RSV İLERİ YAŞTA CİDDİ RİSK
Prof. Dr. Halil, solunum yolu enfeksiyonlarına dair verileri paylaşarak, RSV enfeksiyonlarında ileri yaş yetişkinlerde semptomatik hastalık oranının yüzde 3-7 arasında değiştiğini, bu hastaların üçte birinin tıbbi tedavi gerektirdiğini ifade etti. “Tedavi edilenlerin yüzde 10’u hastaneye yatırılmakta, hastaneye yatan hastalarda ise yüzde 10-15 oranında yoğun bakım ihtiyacı gelişmektedir. Ölüm oranı ise yaklaşık yüzde 5 seviyesindedir” şeklinde konuştu.


