Türkiye, hava sahasının kullanımından elde ettiği gelirle 2022 yılında yaklaşık 33 milyar liraya ulaşarak tarihi bir rekor kırdı. Bu başarı, Türkiye’yi EUROCONTROL üyesi 42 ülke arasında 6. sıraya yerleştirirken, “hava sahasına talep” sıralamasında ise ikinci konuma taşıdı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan 2025 Yılı Faaliyet Raporu’na göre, Türkiye, EUROCONTROL kuralları çerçevesinde hava sahası kullanıcılarından tesis ve hizmetlerin kullanımı için harcama tahsilatı yapmaktadır.
EUROCONTROL üyesi ülkeler, her mali yıl için harcamalarını içeren bir “maliyet tabanı” oluşturuyor. Bu taban, personel maliyetleri, diğer cari giderler, amortismanlar ve sermaye maliyetlerini kapsıyor.
Hava seyrüsefer hizmetlerine yönelik maliyet tabanı üzerinden hava sahası kullanıcıları ücretlendirilmekte olup, Türkiye’ye ait hava seyrüsefer hizmetleri için geri ödeme tutarını oluşturmaktadır.
HİZMET GELİRLERİ YÜZDE 53 ARTTI
Geçtiğimiz yıl, Türkiye’nin sunduğu seyrüsefer hizmetleri çerçevesinde hava sahasının kullanımından yaklaşık 33 milyar 55 milyon lira gelir elde edildi. Bu tutar, 2024 yılında 21 milyar 586 milyon 803 lira iken, yüzde 53’lük bir artış göstermiştir.
Bu gelişmeyle, Türkiye “milli maliyet tabanının büyüklüğü endeksi”ne göre EUROCONTROL üyesi ülkeler arasında 6. sırada yer alırken, “hava sahasına talep” sıralamasında ikinci oldu.
Geçen yılın kasım ve aralık ayları ile bu yılın ocak ayında Avrupa hava sahasında en fazla hizmet veren ülke konumunu koruyan Türkiye, bu dönemlerde sistem içi hizmet birim sayısında rekor kırdı.
EUROCONTROL üyeleri arasında bir önceki yıla göre hizmet birim sayısındaki büyüme oranı yüzde 5,5 iken, Türkiye’de bu oran yüzde 9,3’e ulaştı. Türkiye’de hizmet birim sayısının geçen yıl sonunda yaklaşık 21,869 milyon olduğu kaydedildi.
Artan iç hat talebi, gelişmiş altyapı ve yeterli insan kaynağı, Türkiye’nin bu başarıyı elde etmesinde önemli etkenler arasında yer alıyor. Ülkenin jeopolitik konumu ve doğu-batı aksındaki hava trafiği açısından bir koridor niteliği taşıması, yüksek değerli hizmet birim sayısına katkıda bulunuyor.


