🎧 Radyo Daldal Hemen Dinle 🎶
  1. Haberler
  2. Gündem
  3. AB’nin Türkiye’ye Yönelik Vahim Çelişkisi

AB’nin Türkiye’ye Yönelik Vahim Çelişkisi

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Sözcüsü Ömer Çelik, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in “Avrupa kıtasını tamamlamalıyız ki Rus, Türk veya Çin etkisine girmesin.” şeklindeki açıklamalarını değerlendirdi.

Çelik, von der Leyen’in sözlerinin, AB’nin genişleme politikası ve entegrasyon anlayışına yönelik eleştirileri haklı çıkaran bir ifade olduğunu belirtti. AB Komisyonu’nun, Avrupa entegrasyonu ve genişleme sürecini değerlere dayalı bir yaklaşımdan uzaklaştırarak mekanik bir yöntemle ele aldığını vurguladı.

Von der Leyen’in açıklamalarının, “Hristiyan kulübü” olarak adlandırabilecekleri bir yaklaşımı ortaya koyduğunu ifade eden Çelik, bu durumun ciddi sorunlar ve tehlikeli bir zihniyet içerdiğini dile getirdi.

Ömer Çelik, şunları kaydetti:

“Birincisi, Avrupa Birliği’ne aday olan Türkiye’yi, rakip olarak görmekte. Oysa Balkanlar’da entegrasyon arayışında Türkiye, en büyük kolaylaştırıcılardan biri ve vizyon sahiplerinden biridir. Türkiye’nin Balkan vizyonu, barışa dayalıdır ve Balkanizasyon olarak adlandırılan parçalanma politikalarına karşıdır. Von der Leyen’in Türkiye’yi Avrupa Birliği’nin karşıtları arasında konumlandırması, büyük bir zihinsel ve siyasi çelişkiyi gözler önüne sermektedir.”

“AVRUPA BİRLİĞİ İÇERİSİNDE BİR BÜTÜNLÜK YOK”

AB’nin Balkan vizyonunun net bir şekilde ele alınması gerektiğini ifade eden Çelik, Balkan ülkelerinin oylamalardaki farklılıklarının, AB için sorunlar yarattığını belirtti. Merkezi Avrupa ile Balkan Avrupa’sı arasındaki çelişkilerin derinleştiğini vurguladı ve bunun nedenlerinden birinin vizyonsuzluk olduğunu söyledi.

Çelik, Türkiye’nin “Avrupa değerleri” anlayışı ile AB Komisyonu’nun algısının farklı olduğunu bir kez daha dile getirerek, sözlerine şöyle devam etti:

“Biz her zaman siyasi değerlere dayalı bir entegrasyondan bahsediyoruz. Ancak AB Komisyonu, merkezi Avrupa’nın geri kalanını baskın hale getiren bir yaklaşım sergiliyor. Bu durumun sonuçları, yalnızca Türkiye ile ilgili politikalarında değil, aynı zamanda ‘Avrupa Birliği kendi içinde bir bütün müdür?’ sorusuna verilecek zayıf cevaplarda da kendini göstermektedir. Örneğin, Ukrayna-Rusya savaşı konusunda AB ülkeleri arasında tutarlı bir politika var mı? Gerçekten de bu konuda ne kadar ilerleme kaydedildi?”

Çelik, Gazze konusunda da AB ülkeleri arasında değerler ve siyasi pratikler açısından bir anlaşmanın olmadığını belirterek, bu durumun da vizyonsuzluğun bir yansıması olduğunu ifade etti.

“AVRUPA BİRLİĞİ’NİN SİYASİ OLARAK ORTAYA KOYDUĞU AĞIRLIK YOK”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Avrupa Birliği, küresel güç olacaksa, Türkiye’yi içine almalıdır.” sözüne atıfta bulunan Çelik, Avrupa’nın ekonomik olarak güçlü ancak siyasi olarak etkisiz bir konumda olduğunu belirtti. Çelik, Avrupa’nın mevcut krizlere ve savaşlara karşı etkili bir siyasi ağırlık oluşturmaktan uzak olduğunu vurguladı.

Çelik, von der Leyen’in Balkanlar hakkındaki açıklamalarını, AB’nin vizyonsuzluğunun bir yansıması olarak değerlendirdi. Türkiye’nin, Avrupa Birliği’ne aday ülke olarak, Balkanlar’daki gerilimleri artırabilecek bir konumda olmasının tehlikelerine dikkat çekti.

AB’nin Türkiye ile ilgili politikalarının yanlış olduğunu ifade eden Çelik, Türkiye’nin AB adaylığı sürecinin müzakerelerinin durdurulduğunu hatırlatarak, bunun iki taraf arasında bir çatışma anlamına geldiğini belirtti.

“BU VİZYONSUZLUĞA AYNI VİZYONSUZLUKLA CEVAP VERMEYECEĞİZ”

Türkiye’nin güçlü bir Balkan, Karadeniz, Akdeniz, Asya ve Avrupa devleti olduğunu vurgulayan Çelik, Türkiye’nin Avrupa demokrasilerini kurtaran birçok yaklaşımı ortaya koyduğunu ifade etti.

Ömer Çelik, şunları kaydetti:

“Dolayısıyla Türkiye ile ilgili kurulan bu cümleler, Avrupa Birliği’nin kendisine dışarıda rakip aramaması gerektiğini gösteriyor. Avrupa Birliği’nin en büyük rakibi, kendi vizyonsuzluğudur. Biz bu vizyonsuzluğa aynı vizyonsuzlukla cevap vermeyeceğiz. Bir aday ülke olarak, Avrupa vizyonunun günümüz çatışmalarında nasıl olması gerektiğini dile getirmeye devam edeceğiz.”

Çelik, Avrupa’nın siyaset üretme konusundaki entegrasyon eksikliğini de eleştirerek, von der Leyen’in Türkiye’ye yönelik sözlerinin, Türkiye’ye zarar vermek yerine Avrupa’nın vizyonsuzluğunu tescilleyen ifadeler olduğunu kaydetti.

“ÇOK BÜYÜK BİR SAYGISIZLIK, ÇOK NİTELİKSİZ BİR YAKLAŞIM”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözlerini de değerlendiren Çelik, “Özgür Özel’in, Cumhurbaşkanımızın ismini, Netanyahu gibi bir katille aynı cümlede zikretmesi, hem büyük bir saygısızlık hem de siyasi olarak niteliksiz bir yaklaşımdır.” şeklinde konuştu.

Özel’in bu sözlerinin, siyasetin nasıl yapılmaması gerektiğine dair bir örnek teşkil ettiğini ifade eden Çelik, Özel’in sık sık İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’i referans aldığını ancak Sanchez’in Filistin konusundaki tutumunun net olduğunu belirtti.

Çelik, CHP adına konuşanların Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Filistin hassasiyetini sorgulayan sözleri, Filistin’de ne tür tepkilerle karşılanırsa karşılansın söylemeleri gerektiğini ifade etti.

“ÖZGÜR ÖZEL’İN BU DURUMA DÜŞMESİNİ İSTEMEZDİM”

Çelik, Netanyahu zihniyetinin destek bulma yollarına dikkat çekerek, bu durumun hem doğrudan hem de dolaylı yollarla gerçekleştiğini belirtti. Özgür Özel’in bu duruma düşmesini istemediğini ifade eden Çelik, Özel’in Cumhurbaşkanı’nın Filistin hassasiyetini sorgulamaktansa, Netanyahu zihniyetine karşı durması gerektiğini vurguladı.

Özel’in sözlerine dikkat etmesi gerektiğini belirten Çelik, “Cumhurbaşkanımızın Filistin hassasiyetine saldıran her kimse, kendini Netanyahu yandaşı olarak konumlandırır.” şeklinde konuştu.

AB’nin Türkiye’ye Yönelik Vahim Çelişkisi
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.
Bizi Takip Edin