İSRAİL BASINI: BAZI YETKİLİLER KÖRFEZ’DEKİ GERİLİMİ İRAN’A KARŞI SAVAŞI YENİDEN BAŞLATMAK İÇİN FIRSAT GÖRÜYOR
İsrail devlet televizyonu KAN, Tel Aviv yönetiminin Washington ile Tahran arasında sürdürülen müzakereleri “zaman kaybı” olarak değerlendirdiğini bildirdi. Haberde, bu görüşün ABD Başkanı Donald Trump’a iletilen mesajlarla da desteklendiği ifade ediliyor.
Bazı İsrailli askeri yetkililerin, mevcut bölgesel gerilimin İran’a karşı bir savaşın yeniden başlaması için bir fırsat olarak görüldüğü belirtildi. KAN’ın haberinde, İsrail ordusunun hükümete, “İran’dan zenginleştirilmiş uranyumun çıkarılmaması ve gelecekte zenginleştirme kapasitesinin ortadan kaldırılmaması durumunda, İran’a karşı yürütülen mücadelenin başarısız olacağı” yönünde bir değerlendirme sunduğu aktarıldı.
Ayrıca, İsrail ordusu ile ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM) son bir ay içinde İran’a yönelik yeni bir “hedef bankası” oluşturduğu, bu kapsamda özellikle petrol depoları ve enerji tesislerinin hedef alındığı bildirildi. Bu hedeflerin belirlenmesi, İran’ın altyapı ve ekonomisine ağır zarar verilerek, Tahran yönetimini geri adım atmaya zorlayacağı düşüncesine dayanmaktadır.
İsrail’in savaş hazırlıkları içinde olduğu ve ABD’nin Orta Doğu ve İsrail’deki askeri varlığını savaş uçakları ve yakıt ikmal uçakları ile güçlendirmeye devam ettiği kaydedildi.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), bugün İran’dan gelen füze ve insansız hava aracı saldırılarını başarıyla engellediğini açıkladı. Ancak İran devlet televizyonu, Tahran’ın son günlerde BAE’ye yönelik herhangi bir saldırı düzenlemediğini belirtti.
İran, daha önce de İsrail ve ABD’yi Körfez ülkelerine saldırılar düzenlemekle ve bu eylemlerin sorumluluğunu Tahran’a yüklemeye çalışmakla suçlamıştı. ABD ve İsrail, İran’ı bölgedeki müttefikleri için tehdit oluşturan nükleer ve füze programları geliştirmekle itham ederken, Tahran yönetimi nükleer programının barışçıl olduğunu ve nükleer silah üretme niyetinin bulunmadığını savunuyor.
İsrail, Filistin’in yanı sıra Lübnan ve Suriye’ye ait bazı toprakları işgal altında tutmasının yanı sıra, bölgede nükleer silahlara sahip bilinen tek ülke konumundadır. Ancak İsrail’in nükleer kapasitesi resmi olarak açıklanmamakta ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (IAEA) denetimi altında bulunmamaktadır.

