Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Dr. Fatih Karahan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası İstanbul Finans Merkezi Yerleşkesi’nde yılın ikinci Enflasyon Raporu’nu duyurdu.
Enflasyon beklentileri, 12 Şubat tarihinde yapılan Enflasyon Raporu ile güncellenmişti. Merkez Bankası’nın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
- Enflasyonun, yüzde 70 olasılıkla 2026 yıl sonunda yüzde 15 ile yüzde 21 aralığında; 2027 yıl sonunda ise yüzde 6 ile yüzde 12 aralığında gerçekleşeceği öngörülüyor.
- 2028 yıl sonunda enflasyonun tek haneli seviyelere geriledikten sonra orta vadede yüzde 5 hedefi etrafında istikrar kazanacağı tahmin ediliyor.
- Ara hedefler, 2026 ve 2027 yılları için sırasıyla yüzde 16 ve yüzde 9 olarak belirlenirken, 2028 yılı için bu oran yüzde 8 olarak öngörülmüştür.
Karahan, sunum sırasında şu ifadeleri kullandı:
Savaşın, özellikle enerji ve ulaşım hizmetleri fiyatlarına ve dolayısıyla enflasyona hızlı bir şekilde yansıdığını gözlemledik.
Yaşanan etkilerin orta vadeli enflasyon görünümüne yansımaları, para politikası duruşumuzla şekillenecek. Önümüzdeki dönem para politikası kararlarını alırken, temel amacımız olan fiyat istikrarı doğrultusunda tüm araçlarımızı kullanmaya devam edeceğiz.
Yüksek küresel belirsizlik, hem tüketici hem de üretici güvenini olumsuz yönde etkiliyor. Özellikle savaş bölgesindeki ülkeler dahil birçok ekonomide büyüme öngörülerinin aşağı yönlü güncellendiğini görmekteyiz.
Gelişmiş ülkelerde beklenen faiz indirimlerinin ertelendiği ve bazı ülkelerde faiz artırımı olasılıklarının piyasa fiyatlamalarına yansıdığı görülmektedir.

2025 yılının üçüncü çeyreğinde gerileyen sanayi üretimi, takip eden iki çeyrekte yatay bir seyir izlediği dikkati çekiyor.
Sıkı para politikamızın hedeflenen bir sonucu olarak, talep kompozisyonunda dengeli bir seyir devam ediyor.
Yatay seyreden çeyreklik kart harcamaları, talepteki yavaşlamayı doğruluyor.
İşsizlik oranı, geçmiş dönem ortalamalarının oldukça altında seyrederken, geniş tanımlı göstergeler daha az sıkı bir işgücü piyasasına işaret ediyor.

Bununla birlikte, korumacı önlemlerin küresel talep üzerindeki mevcut riskleri, jeopolitik gelişmeler ve enerji fiyatlarındaki artış kaynaklı risklerle birlikte değerlendiriyoruz.
Küresel ticaret ve jeopolitik koşullardaki zorluklara rağmen, nisan ayında ihracatta bir artış, ithalatta ise bir azalma yaşandığı gözlemleniyor.
Son dönemde enflasyon gelişmelerinde etkili olan bir diğer faktör ise gıda fiyatlarıdır.
2026 yılı şubat ayı sonunda Orta Doğu’da yaşanan gerginlik, negatif arz şoklarına yol açarak yakın dönem enflasyon görünümünün belirleyici unsuru oldu.


