Rize’de bir restoran işletmecisi olan Lokman Armağan, amatör balıkçılardan satın aldığı balıklar arasında ‘dünyanın en değerli su hazinelerinden biri’ olarak kabul edilen ‘mersin balığı’nın canlı olduğunu fark etti. Bu durumu değerlendiren Armağan, balığı alarak denize geri bıraktı.
Türkiye’de aşırı avlanma ve çevresel etkenler nedeniyle nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan ‘ mersin balığı ‘nı koruma amacı güden çeşitli akademik projeler ve uluslararası iş birlikleri yürütülüyor. Rize’deki restoran işletmecisi Lokman Armağan, amatör balıkçılardan satın aldığı balıklar arasında ‘mersin balığı’nın çırpındığını görünce, duyarlı bir davranış sergileyerek balığı denize bıraktı. Hızla hareket eden Armağan, su dolu bir kovayla sahile kadar taşıdığı balığı, denizle buluşturdu. Denizle yeniden buluşan balık, kısa bir süre sonra gözden kayboldu. Armağan’ın balığı özgürlüğüne kavuşturduğu anların görüntüleri sosyal medyada büyük ilgi gördü. Takipçileri, ‘helal olsun’, ‘örnek davranış’, ‘tebrikle güzel insan’ gibi yorumlarla Armağan’ı destekledi.
‘BEDELİNİ ÖDEYİP DENİZE AZAT ETTİK’
Yaşananları anlatan Lokman Armağan, “Sabahları limanlarda ufak kayıklardan satın aldığımız balıklar arasında bir mersin balığına rastladık. Kayıkçımız yasak olduğunu bilmeden satmış. Satışının yasak olduğu konusunda kooperatiflere bilgilendirme yaptık. Sosyal bir duyarlılık oluşturmak amacıyla bu anları videoya çekerek balığımızı doğal yaşam alanına, denize bıraktık. Bedelini ödeyip denize azat ettik. Toplum gerçekten duyarlıymış, böyle hareketlerin olmasını bekliyorlarmış. Sosyal medyadan gelen teşekkür ve takdir mesajları bize ayrı bir pozitif enerji verdi” şeklinde konuştu.
‘DENETİMLER VİCDANLARIMIZDA ARTMALI’
Sürdürülebilir balıkçılık konusunda vatandaşlara ve amatör balıkçılara çağrıda bulunan Armağan, “Bu denizler bizim ortak yaşam alanımız. Balık tutan kişilerin, bizim de haklarımızın olduğunu unutmaması gerekiyor. Denizdeki balıkların neslini sürdürebilmek için hangi yasal ölçülerde müsaade ediliyorsa ona uymalıyız. Denetimler vicdanlarımızda artması gerekir. Her şeyi devlet kontrolünden beklemek yerine, vicdan muhasebesi yaparak nesli tükenmekte olan ve yasaklı türlere karşı hassas olmalıyız. Bizden sonraki nesillerin de bu canlıları görmesi en doğal hakkıdır. Vicdanlarımızı sorgulamamız gerekiyor” diyerek sözlerini tamamladı.



