🎧 Radyo Daldal Hemen Dinle 🎶
  1. Haberler
  2. Gündem
  3. Yunanistan’da Türkiye’nin Deniz Gücü Endişesi

Yunanistan’da Türkiye’nin Deniz Gücü Endişesi

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

MİLLİYET.COM.TR / Yunan basını, Türkiye’nin uçak gemileri, insansız hava araçları ve nükleer enerjili denizaltıları içeren geniş kapsamlı denizcilik programını ele alarak, Ankara’nın bu adımlarının bölgedeki güç dengesini önemli ölçüde değiştirebileceğini öne sürdü.

‘STRATEJİK GÜCE DÖNÜŞÜM’

Yunanistan merkezli Topontiki gazetesi, Türkiye’nin bu hamlesinin “bölgesel bir güçten, üç denizde büyük ölçekli stratejik bir güce dönüşüm” anlamına geldiğini ifade etti ve sürecin Atina’nın dikkatinden kaçmadığını vurguladı.

‘ATİNA’DA CİDDİ ENDİŞE YARATIYOR’

Haberde, bazı analistlerin bu durumu “Ankara’nın jeostratejik bir tepkisi” olarak değerlendirdiği, diğerlerinin ise nükleer enerjili denizaltılar, insansız hava araçları taşıyan platformlar ve yerli hava savunma destroyerlerini içeren planların Atina çevrelerinde ciddi kaygılara neden olduğunu belirttiği ifade edildi.

Gazetede dikkat çeken bir soru ise “Bu bir blöf mü yoksa Yunanistan ve Güney Kıbrıs için gerçek bir tehdit mi?” şeklinde yer aldı.

‘SIRADAN DEĞİL’

Haberde, Yunanistan açısından Türkiye’nin deniz ve hava gücünü kademeli ve sistematik bir şekilde artırmasının sıradan bir silahlanma programı olmadığı, bunun “önümüzdeki on yıllarda Ege ve Doğu Akdeniz’de güç dengesini belirleyici şekilde etkileyebilecek derin bir stratejik dönüşüm” olarak tanımlandığı belirtildi.

Yunan basını tehlike çanları çalıyor diyerek duyurdu Gelişmeler sıradan değil, denizlerde Türk çağı

‘DURDURULMASI ZOR’

Atina’nın fırkateynler ve savaş uçaklarına yatırım yaparak caydırıcılığını artırmaya çalıştığı, buna karşılık Türkiye’nin “tamamen yeni bir askeri varlık seviyesine” geçmeyi hedeflediği belirtildi.

Bu yeni seviyenin, “bölgesel bir kıyı gücü projeksiyonundan; sürekli operasyonel varlık, hava gücü uygulama ve stratejik özerklik yeteneğine sahip çok yönlü ve durdurulması zor bir deniz gücüne dönüşüm” anlamına geldiği kaydedildi.

‘TAKTİK DEĞİL BASKI’

Yunan basınına göre, Atina’yı en çok tedirgin eden unsur yalnızca yeni platformların sayısı değil, aynı zamanda bu programların niteliği. İnsansız hava araçları taşıyıcıları, gelişmiş denizaltılar ve geleceğin uçak gemileri, Türkiye’nin Ege Denizi, Doğu Akdeniz ve daha geniş alanlarda eş zamanlı faaliyet gösterebilecek, sadece taktik değil, aynı zamanda stratejik baskı da kurabilecek bir güç haline gelmesine olanak tanıyor.

‘ANKARA, ATİNA’YI ZORLUYOR’

Bu durumun Yunan silahlı kuvvetleri açısından zorluklar çıkaracağı, önümüzdeki on yılın yalnızca dengeyi koruma değil, “radikal biçimde değişen Türk denizcilik doktrinine karşı teknolojik, endüstriyel ve operasyonel üstünlük mücadelesi” anlamına geleceği vurgulandı.

‘TÜRKİYE’NİN HEDEFİNİN BİR PARÇASI’

Haberde, Türkiye’nin geleneksel kıyı savunma gücünden giderek daha iddialı bir açık deniz gücü projeksiyonuna yöneldiği ve yerli denizaltılar, nükleer enerjili platformlara yönelik uzun vadeli hedefler, insansız hava aracı taşıyıcısı ve milli uçak gemisini içeren çok katmanlı havacılık gücü modeline sistematik yatırım yaptığı ifade edildi.

Bu dönüşümün yalnızca donanma modernizasyonu olmadığı, Ankara’nın Karadeniz, Ege, Doğu Akdeniz, Kızıldeniz ve potansiyel olarak Hint Okyanusu’nda operasyonel yeteneklere sahip özerk bir deniz gücüne dönüşme hedefinin bir parçası olduğu kaydedildi.

Yunan basını tehlike çanları çalıyor diyerek duyurdu Gelişmeler sıradan değil, denizlerde Türk çağı

‘NÜKLEER PLATFORMLAR İÇİN TEMEL’

Öte yandan, Türkiye’nin en kritik projelerinden biri olarak gösterilen Milli Denizaltı Projesi’ne (MİLDEN) geniş bir yer ayrıldı. Tamamen yerli üretim olması planlanan gelişmiş konvansiyonel denizaltının AIP (hava bağımsız tahrik) sistemiyle donatılacağı ve 2020’lerin sonu ile 2030’ların başında hizmete girmesinin beklendiği kaydedildi. Bu projenin Türkiye’nin ileride daha gelişmiş, hatta nükleer platformlara yönelmesi için endüstriyel ve teknolojik bir temel oluşturacağı belirtildi.

‘EŞSİZ OPERASYON İMKANI’

Gazetede, Türkiye’nin TCG Anadolu ile havacılık gücü projeksiyonu dönemine geçtiği ifade edildi. F-35B dikey kalkış programından çıkarılmasının ardından geminin yeniden tasarlanarak “dünyanın ilk operasyonel insansız hava aracı gemisi” haline getirildiği belirtildi. Anadolu’nun Bayraktar TB3 ve ileride KIZILELMA gibi sistemlere ev sahipliği yaparak Türkiye’ye amfibi operasyon, hava gözetimi, taarruz ve stratejik varlık kapasitesi sağladığına dikkat çekildi. Bu kapasitenin özellikle Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye kıyı ötesi organize hava varlığıyla eşsiz operasyon yapma imkanı sunduğu kaydedildi.

‘DENİZLERDE TÜRK ÇAĞI’

Yunan basını, Türkiye’nin en iddialı projelerinden biri olarak milli uçak gemisi MUGEM’i vurguladı. Yaklaşık 60 bin ton deplasmana, 285 metre uzunluğa ve 50’ye yakın uçak veya insansız hava aracı taşıma kapasitesine sahip olması planlanan geminin tamamlanması halinde Türkiye

Yunanistan’da Türkiye’nin Deniz Gücü Endişesi
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.