HABER MERKEZİ – Instagram’ın başındaki isim Adam Mosseri, Kaliforniya’da başlayan kritik davada şaka gibi bir ifadeye imza attı. Los Angeles’ta görülen ve yaklaşık altı hafta sürmesi beklenen dava, sosyal medya devlerinin çocuklar üzerindeki sorumluluğunun hukuki olarak test edilmesi açısından büyük önem taşıyor.
Dava, Meta bünyesindeki Instagram’ın, genç kullanıcıların ruh sağlığına zarar verip vermediği iddialarına odaklanıyor. Şirketin avukatları, davanın merkezindeki K.G.M. adlı davacının yaşadığı sorunların Instagram’dan değil, hayatındaki diğer faktörlerden kaynaklandığını savunuyor.
Mosseri, mahkemede yaptığı açıklamada, Instagram’ın gençleri korumak için elinden geleni yapması gerektiği konusunda davacı tarafla hemfikir olduğunu söyledi. Ancak “ne kadar kullanımın fazla olduğu” konusunda net bir sınır çizmenin mümkün olmadığını vurguladı. “Bu kişisel bir mesele,” diyen Mosseri, bir kişinin uzun süre Instagram kullanıp kendini iyi hissedebileceğini, başka birinin ise çok daha kısa sürede olumsuz etkilenebileceğini belirtti.
“Problemli kullanım ile klinik bağımlılık arasında fark var,” diyen Mosseri, bunu bir diziyi art arda izleyip “bağımlı oldum” demeye benzetti. Ancak bunun gerçek bir bağımlılıkla aynı olmadığını savundu. Öte yandan, bağımlılık konusunda uzman olmadığını da defalarca dile getirdi.
DAVADA SOSYAL MEDYA BAĞIMILIĞI TARTIŞILIYOR
Duruşmada, Meta’nın yaptığı dahili bir ankete de değinildi. Ankete göre, 269 bin Instagram kullanıcısının yüzde 60’ı bir hafta içinde zorbalık gördüğünü ya da yaşadığını belirtmişti. Davacı avukatı Mark Lanier, K.G.M.’nin platformda 300’den fazla zorbalık bildirimi yaptığını hatırlattı. Mosseri ise bu durumdan haberi olmadığını söyledi.
Mahkemenin en çok dikkat çeken anlarından biri, K.G.M.’nin Instagram’ı bir günde 16 saat kullandığının gündeme gelmesi oldu. Mosseri bu konuda, “Bu kulağa problemli kullanım gibi geliyor,” dedi. Ancak bunun bağımlılık olarak tanımlanamayacağını savundu.
Duruşmada ayrıca, 2019 yılında Meta yöneticileri arasında geçen ve fotoğraf filtrelerinin gençler üzerindeki olumsuz etkilerini tartışan e-postalar da gündeme geldi. O dönem Meta’nın küresel ilişkiler sorumlusu olan Nick Clegg, şirketin “büyümeyi sorumluluğun önüne koymakla” suçlanabileceği uyarısında bulunmuştu.
Mosseri, şirketin aşırı görüntü değiştiren filtreleri yasakladığını söylese de, daha sonra bu yasağın zamanla esnetildiğini kabul etti. Dava kapsamında yalnızca Instagram değil, YouTube, Snapchat ve TikTok gibi platformlar da hedefte. Snapchat ve TikTok daha önce uzlaşmaya giderken, YouTube davada yer almaya devam ediyor.
Mahkeme önünde toplanan aileler de duruşmayı yakından takip ediyor. Kızını 2021’de kaybeden Mariano Janin, sosyal medya şirketlerinin çocukları korumak için yeterli imkana sahip olduğunu, ancak bunu yeterince kullanmadığını savundu.
Önümüzdeki haftalarda Mark Zuckerberg ve YouTube CEO’su Neal Mohan gibi isimlerin de ifade vermesi bekleniyor. Bu da davanın etkisini daha da artıracak.


