HABER MERKEZİ – Bilim insanları uzun yıllardır Satürn’ün halkalarının neden bu kadar “genç” göründüğünü, Titan’ın neden alışılmadık bir yörüngeye sahip olduğunu anlamaya çalışıyor. Yeni çalışma, bu gizemlerin aslında tek bir büyük olayla bağlantılı olabileceğini öne sürüyor.
Araştırmacılar, bilgisayar simülasyonları kullanarak Titan’ın geçmişte iki ayrı uydunun birleşmesiyle oluşmuş olabileceğini savunuyor. Bu senaryoya göre, neredeyse Titan büyüklüğündeki “Proto-Titan” ile daha küçük “Proto-Hyperion” çarpıştı ve bugünkü Titan ortaya çıktı.
Çalışmanın temel dayanak noktalarından biri, NASA tarafından yürütülen Cassini görevinin verileri oldu. Cassini, Satürn’ün iç kütle dağılımını ölçerek gezegenin beklenenden daha merkezî bir yapıya sahip olduğunu ortaya koymuştu. Bu da Satürn’ün eksen hareketlerini ve yörüngesel dengesini yeniden değerlendirmeyi gerektirdi.
Eskiden bilim insanları, Satürn’ün yavaş yalpalama hareketinin Neptün’le uyumlu olduğunu ve bunun halkaların görünür hale gelmesinde rol oynadığını düşünüyordu. Ancak Cassini’nin son verileri, bu uyumun artık geçerli olmadığını gösterdi. Bunun üzerine, geçmişte Satürn sisteminde fazladan bir uydu bulunduğu ve daha sonra kaybolduğu fikri ortaya atıldı.
Satürn’ün uydusu Titan, bir çarpışmayla mı doğdu?
Yeni araştırma, bu ekstra uydunun uzaya fırlamak yerine Titan’la çarpışmış olmasının daha olası olduğunu savunuyor. Simülasyonlarda, bu çarpışma sonrası oluşan parçaların Titan çevresinde toplanarak Hyperion gibi küçük uyduların temelini oluşturabileceği görülüyor. Ayrıca Titan ile Hyperion arasındaki yörünge kilidinin sadece birkaç yüz milyon yıllık olması, bu teoriyi güçlendiriyor.
Büyük çarpışma senaryosu, Titan’ın nispeten pürüzsüz yüzeyini ve az sayıdaki krateri de açıklayabiliyor. Devasa bir çarpışma, uydunun yüzeyini adeta “sıfırlamış” olabilir. Titan’ın bugün hâlâ tam olarak dairesel olmayan yörüngesi de, yakın geçmişte yaşanmış büyük bir sarsıntıya işaret ediyor.
Araştırmaya göre bu olaylar sadece Titan’ı değil, Satürn’ün halkalarını da dolaylı olarak şekillendirdi. Çarpışmadan sonra Titan’ın değişen yörüngesi, iç kısımdaki küçük uyduları yörüngesel rezonansla istikrarsızlaştırdı. Bu da çarpışmalara ve büyük miktarda buzlu enkazın ortaya çıkmasına yol açtı. Enkazın bir kısmı yeniden uydulara dönüşürken, küçük bir bölümü halkalar halinde gezegenin etrafında kaldı.
Bilim insanları, halkaların yaklaşık 100 milyon yıl yaşında olduğu tahmininin de bu senaryoyla örtüştüğünü belirtiyor. Öte yandan, 2034’te Titan’a ulaşması planlanan Dragonfly görevi, bu teoriyi test etmek için kritik öneme sahip olabilir. Titan’ın yüzeyini ve kimyasını inceleyecek olan araç, geçmişte yaşanmış dev bir uydu çarpışmasına dair izler bulabilir.


